bilgi
kilcal-varis.png

Çoğunlukla çatlamış kılcal damarlar cilt yüzeyine yakın, aşırı genişleme sonucu kırılan küçük kan damarlarıdır. Yüzde, çoğunlukla burun kenarları, yanaklar ve çene gibi yüzün belirli bölgelerinde görülür.

Yüzdeki kılcal damar şikayeti çok yaygındır ve toplumda görülme sıklığı yaklaşık %15 civarındadır.  Çocuklarda  %2 oranında kılcal damar şikayeti bulunmaktadır. Genellikle açık tenli insanlarda ortaya çıkmaktadır. Yüz bölgesinde, kılcal damar şikayetleri 0,1-1 mm çaplı ince damarların artışı şeklinde ortaya çıkabilir. Bazen de cilt beni görünümünde kılcal damar genişlemesi şeklinde görülebilir.

En Sık Görülen Kılcal Damar Hastalıkları

Kılcal damar hastalıkları rozase ve şarap lekesi olarak da görülebilir.

Şarap Lekesi:

Portwine Stain” olarak da bilinen bu rahatsızlık genellikle doğumdan hemen sonra ortaya çıkmaktadır. Başlangıçta pembe renkte olan sonradan ise koyu kırmızı ve mor renk alan bu rahatsızlık özellikle yüz bölgesinde olduğunda kişiyi oldukça rahatsız edebilir. Beraberinde sosyal problemlere neden olabilir. Yaptığımız tedavi büyük orana olumlu sonuç vermektedir.

Rozase (Gül Hastalığı): 

Halk arasında gül hastalığı olarak bilinen rozase, kılcal damarların çoğalıp genişlemesi ve bunun sonucunda cildin üst bölgesinde koyu kızarıklık şeklini almasıyla kendini belli eden hastalıktır. Dışarıdan bakıldığında direkt fark edildiği için kişinin özgüveninin düşmesine neden olabilir. Gül hastalığı da diğer kılcal damar rahatsızlıkları gibi  tedavi edilebilen bir hastalıktır.

Kılcal Damar Çatmalarının Nedenleri Nelerdir?

Yüzünüzdeki cilt çok hassastır; aşırı agresif ovalama veya pul pul dökülme gibi herhangi bir travma kılcal damar çatlamalarına neden olabilir.

Kılcal damar çatlamaları ayrıca güneş hasarı veya hamilelik gibi durumlardan da kaynaklanabilir. Cildin daha belirgin görünmesine neden olan inceltme nedeniyle, yaşlandıkça da ortaya çıkarlar.

Bursa’daki Kliniğimizde gerçekleştirdiğimiz kılcal damar tedavisi  olumlu sonuç vermekte, hastalarımızın yüzü gülmektedir.

HEMEN RANDEVU ALIN!

BURSA VARİS TEDAVİ MERKEZİ

İletişim ve randevu için:

0224 249 44 41

0541 207 22 95


varis-hakkındadoğru-bilinen-yanlışlar-kopyası-2.001-e1614870739371.jpeg

VARİS TEDAVİSİ VE NEDENLERİ HAKKINDA GERÇEĞİ ÖĞRENİN!

Hiç kimse bacaklarında veya ayak bileklerinde şişkin, mor varisli damarlar istemez. Ancak, yetişkin insanların yaklaşık yarısında varisler görülür ve yaş ilerledikçe daha yaygın hale gelirler.

Varisli damarlar için ne yapabilirsiniz ve onlar ne sebep olur ?

1: Kadınlar çocuk sahibi oluncaya kadar varisli damarları tedavi etmek için beklemelidir.

Doğru değil. Kadınların tedavi için çocuk sahibi olmayı beklemeleri gerekmez. Kadınlar, erken tedavi ile hamile kalmadan varislerden kurtulbilirler.
2: Bacaklarınıza baskı varisli damarlara neden olur.
Yanlış. Bacaklara dışarıdan yapılan baskı varisli damarlara neden olmaz. Dar pantolon ya da sıkı ayakkabı varise nedeni değildir.
Dışarıdan uygulanan basınç, bir damarın içinde kan birikmesine ve damarın şişmesine neden olsa da, varise yol açmaz.

3: Gebelik varisli damarlara neden olur.

Gebelik varisli damarları şiddetlendirebilir, ancak varisli damarlra neden olmaz.

4: Masaj varisli damarları tedavi edebilir.

Yanlış. Masa,j varisli damarların tedavi olmasını sağlamaz. Ancak şişmeyi veya rahatsızlığı azaltmaya yardımcı olabilir,
Varisli damarların uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilen pek çok tedavi yöntemi vardır. Skleroterapi (enjeksiyonlar) ve lazer tedavisi, her ikisi de varislerinizi yok edebilir. Özellikle ameliyatsız varis tedavisiyle başarılı sonuçlar alınır.

5: Varisli damarlar için cilt dövmeleri kötüdür.

Yanlış. Dövme yaptırmak ile varisli damarlar arasında bir ilişki yoktur.

6: Aile Üyelerinde varis varsa, varis olma olasılığı da yükselir.

Yanlış. Anne, baba veya dedesi varis olması, kişinin varisli damarlara sahip olacağı anlamına gelmez. Varisli damarlara sahip olan tüm insanların sadece yarısında ebeveynlerde varis olduğunu göstermektedir.

İletişim ve randevu için:
📱0541 207 22 95
☎️0224 249 44 41
Osmangazi-Bursa

Yrd. Doç. Dr. Yunus Keser Yılmaz
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı

VARİS NASIL OLUŞUR?

Varis Nedir?

Varis Belirtileri

Bacakta Varis

Varis Tedavisi

Varis Tedavisi Ücretleri

Varis Neden Olur

Bacakta Damar Tıkanıklığı

Varis Tedavi

Bacaklarda varis

Bu ve benzeri konulardaki soru ve talepleriniz için bizimle iletişim kurun.


varis-tanı-ultrasonografi.jpg

 

Doppler Ultrason ile derin toplardamarlar incelenerek kapak yetersizliğinin değerlendirilmesi yapılır. Doppler Ultrason, varis tedavisi öncesinde hastalığın altında gelişen her türlü nedenin saptanması aşamasında son derece tercih edilen bir tekniktir.

Hasta şikayetlerini, hikayesini, öz geçmişini dinlemek, değerlendirmek ve basit bir muayene yapmak çok değerli bilgiler verebilir.

Varis hastalarının çoğunda, ağrı, yanma, kaşıntı, kramp ve şişme gibi venöz yetmezlik bulguları vardır. Ancak, bu şikayetler varis hastalığına özgü değildir, bacakları ilgilendiren başka hastalıklarda da, hatta normal kişilerde bile görülebilir

Pıhtılaşma, kanama, venöz ülser gibi problemlerin olup olmadığı gibi birçok bilgi dikkatle dikkate alınaraktanı ve tedaviyi değerlendirilir.

Büyük safen ven yetmezliğinde varisler genellikle baldırın iç kısmında, küçük safen ven yetmezliğinde baldırın arka-dış kısmında, pelvik ven yetmezliğinde ise kasığın iç kısmında ve genital bölgededir. Kılcal varisler daha çok bacağın dış yan kısmında yeşil varislerle birlikte olması, lateral subdermik plexus (LSVP) varislerini düşündürür. Ayak bileğinin iç ya da dış yüzeyinde son evre venöz yetmezliğe bağlı açık ya da kapalı yaralar görülebilir.

Varis hastalarının önemli bir kısmında, varislerde ani pıhtılaşma görülebilmektedir. Yüzeyel ven trombozu ya da yüzeyel tromboflebit denen bu durum genellikle doğum, ameliyat, uzun uçak ya da otobüs yolculukları sırasında Hastada ağrı yapar ve emboli denen pıhtının dolaşımla başka organlara gitme riski taşır. Muayenede sert, kızarık ve ağrılı varis pakeleri şeklinde kolayca saptanabilir.

RENKLİ DOPPLER ULTRASON

Renkli Dopler ultrason, damardaki kanın akışını, hızını ve yönünü renkli olarak gösteren özel bir ultrason cihazıdır. Bir damarın tıkalı olup olmadığı, tıkanıklık derecesi, damarın atardamar mı toplardamar mı olduğu, damarda balonlaşma olup olmadığı ve toplardamarlarda reflü olup olmadığı ve kapakların fonksiyonlarını gösterir. Doppler ultrasonda, yukarı giden normal akım mavi, geriye akan yetmezlikli akım ise kırmızı renkte gösterilir.

Varis hastalarında, renkli doppler ultrason aynı zamanda geri akımın (reflü) hızını ve süresini göstererek venöz yetmezliğin derecesi hakkında da fikir verir. Renkli Doppler ultrason, ayrıca derin venlerde yetmezlik ya da tıkanıklık olup olmadığını gösterir.

VENOGRAFİ

Venofrafi, toplar damar anjiosu olarak tanımlanabilir. Ayak bileğinden damar yolu açılır ve tüm toplardamar sistemini boyayan bir kontrast madde enjekte edilir. Ayak bileği ve kasığa turnike tatbik edilerek boyanın derin venleri doldurması sağlanır. Venografi ile, ayaktan göbeğe kadar yüzeyel ve derin tüm venler görüntülenebilir, bu venlerde kısmi ya da tam tıkanıklık varsa ortaya çıkarılabilir.

Eskiden toplardamarları incelemek için en sık kullanılan yöntem olan venografi, renkli doppler ultrasonun yaygınlaşması nedeniyle, günümüzde nadiren uygulanmaktadır.


Derin-ven-trombozu-1200x675.jpg

Derin ven trombozu ya da DVT vücudunuzdaki derin bir vende oluşan kan pıhtısıdır. Derin ven kan pıhtılarının çoğu alt bacak ya da uylukta ortaya çıkar. Vücudun başka bölümlerinde de ortaya çıkabilir. Her yıl ortalama 1000 kişinin birinde DVT geliştiği düşünülmektedir. Ancak, hastaların çoğunda aşağıdaki risk faktörlerinden biri ya da birkaçı vardır:

  1. Kan akımının yavaşlaması: Bacak toplardamar kan akımı, uzun süre hareketsiz kalma durumunda, kalp yetmezliğinde ve varis varlığında yavaşlayabilir.
  2. Kanda pıhtılaşma eğilimi: Protein C ve protein S, Faktör V leiden eksikliği.
  3. Toplardamar iç yüzeyinde hasar oluşması: Behçet hastalığı gibi bazı vaskülitlerde.

Bacakta DVT gelişirse, genellikle erken dönemde heparin denen kan sulandırıcı iğne yapılır Tromboliz, trombektomi gibi girişimlerle pıhtının daha erken ortadan kalkması sağlanmaktadır. Bu ilaçlar verildikten sonra hastaya ilave olarak 6 ay kadar ağızdan kan sulandırıcı verilerek DVT nin tekrarlaması engellenir.

DVT den sonra pıhtı tamamen eriyebilir ve hastada hiç bir problem oluşmayabilir. Ya da, oluşan iltihap toplardamarlardaki kapakları tahrip ederek, post trombotik sendrom kliniği denen, derin ven yetmezliği meydana gelir.

DVT de en önemli dönem ilk 2 haftadır. Bu dönemde tromboliz veya trombektomi ile agresif bir tedavi uygulanırsa pıhtı erkenden ve tamamen eriyebilir. Geç dönemde, DVT tedavileri başarılı değildir. Ancak, bazı durumlarda stent ile damar tıkanıklığı açılabilir.

Derin bir toplardamardaki kan pıhtısı, kan dolaşımı ile ilerleyebilir. Bu gevşek pıhtıya emboli adı verilir.

Pıhtı akciğerlere gidip kan akımını engellemesi, pulmoner embolizm olarak adlandırılır. Pulmoner embolizm çok ciddi bir durumdur.


toplardamar-dolasimi.jpg

Toplardamarlar kanın kalbe taşınmasını sağlayan kan damarlardır. Yüzeyde bulunan toplardamarlar, derinde yer alan ve kasların arasından geçen toplardamarlarla perforan denilen köprü venleri aracılığı ile bağlantı sağlarlar.

Bacak toplardamarları

Yüzeysel ve derin toplardamarlar olarak ikiye ayrılır. Büyük safen ven, ayaktan kasığa kadar cilt altında uzanır ve kasıkta derin venlere dökülür. Küçük safen ven ise ayaktan dize kadar uzanır ve diz arkasında derin venlere dökülür. Bunun dışında birçok yüzeyel ven ve bu yüzeyel venlerdeki kirli kanı derin venlere ileten “perforan” venler vardır.

Yüzeysel Toplardamarlar

Cilde yakındır, cildin hemen,  altındadırlar ve genellikle çıplak gözle görülmektedir. Varis problemine sıklıkla yüzeysel toplardamar bölgesinde karşılaşılmaktadır.

Derin Toplardamarlar

Detin toplardamarlar çıplak gözle görülmezler ve derinde kas tabakalarının arasındadır, Yakın oldukları atardamarlarla birlikte kas tabakaları arasında syrederler. Derin toplardamarlarda karşılaşılan problemler; iç varis olarak bilinen derin venöz yetmezlik ve pıhtı oluşmasıdır.

Toplardamarların Görevi

Kalbin pompalama gücü sayesinde temiz kan, atardamarlar aracılığıyla dokulara aktarılır. Dokulara ulaştlan ve hücresel seviyede kullanılan temiz kan, hücrelerin oksijenlenme ve beslenmesini sağladıktan sonra kirli kan olarak toplardamarlar aracılığıyla kalbe geri taşınır. Varisin oluşmasında toplardamarlarındaki genişleme ve kapak yetmezliği rol oynamaktadır.

Yrd.Doç.Dr. Yunus Keser Yılmaz

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı


blog1-e1556313210893.jpg

Venlerde bulunan kapakçık sistemi çıkan kanın aşağı dönmesine engel olur. Toplardamarlarda yer alan kapakçıklar sayesinde kanın aşağıya doğru gelmesi engellenir.  Temizlenmek için kirli kan kalbe gelir, kalp bacaklardan yukarı seviyede olduğundan dolayı, damarın içindeki kanı yukarı pompalama görevi olan kapakçıklar vardır. Bu kapakçıklar çek valf görevi görürler. Yani yukarı doğru çıkan kanın aşağı dönmesine engel olurlar. Fakat çeşitli nedenlerle kapakçıklar hasar görebilirler. Hasar gördüklerinde ise tüm kanı yukarı pompalayamaz bir kısmını geri kaçırırlar. Geri kaçan kan aşağıda biriktikçe göllenme söz konusu olur. Bu göllenme zamanla damarların genişlemesine, büzülmesine ve cilt üzerinden bariz şekilde belli olmasına neden olurlar. Bu duruma da varis ismi verilmektedir.

Varis riskini artıran bir çok neden bulunur. Bunlara örnek olarak, genetik durumlar, ilerleyen yaş, cinsiyet, gebelik, fazla kilolar, hareketsizlik ve bacaklarda oluşan travma verilebilir. Varislerin iyileşmesi için kişilerin yaşam tarzlarında değişikliğe gitmeleri gerekebilir ve cerrahi müdahale ile tedavi edilebilir. Kapakçıklar hasar gördüklerinde pompalanan venöz kanın bir kısmını geri kaçırırlar. Geri kaçan kan aşağıda biriktikçe damarlarda göllenme oluşur. Varis hastalığı yaşayan bireylerde bu kapakçıklar görevini yerine getiremez. Geri kaçan kanın oluşturduğu göllenme zamanla damarların genişlemesine neden olarak varisler oluşmaktadır.

Varis oluşumunda başlıca neden, toplardamarlardaki kapağın yeterince çalışmıyor olmasıdır. Cinsiyet, gebelik, ilerleyen yaş, kilo fazlalığı, hareketsizlik, bacaklarda oluşan travma ve genetik durumlar varis oluşumunda etkili faktörlerdir.

 

 


blog2.jpg

Varis; özellikle son yıllarda çok fazla görülen sorunlardan birisidir. Yapılan araştırmalara göre; yetişkin nüfusun yüzde 15 – 20 arasını kapsamaktadır. Özellikle dış görünüşte yaşattığı sorunlardan dolayı, varisten şikayetçi olan kişilerin çok fazla olduğunu söyleyebiliriz. Varis sorunundan şikayetçi olan kişiler genellikle, varis sadece kozmetik bir sorun mudur? Sorusunu sormaktadır. Bakıldığı zaman varis sadece kozmetik bir sorun değildir. Hatta aynı zamanda kozmetik bir sorun olmasının yanında bir sağlık sorunu olduğunu söyleyebiliriz.


blog3-1.jpg

Varisler boyutları, çeşitleri ve yaygınlığına göre değişik yöntemlerle tedavi edilir. Tedavide ki amaç şikayetleri hafifletmek, komplikasyonları önlemek ve kötü görünümün düzeltmektir.

Vairslerden kaynaklı aşırı şikayet, kan pıhtısı ve cilt bozukluğu söz konusuysa en uygun yöntem ile tedavi önerecektir. Ancak çok fazla rahatsızlık vermiyor ve belirtileri çok az ise, doktorunuz yaşam tarzınızda değişiklikler yapmanızı isteyebilir.

Özellikle kadınlar kötü görünümden dolayı ağrı, sızlama ya da benzer şikayetleri söz konusu değilse bile varislerinin tıbbi olarak tedavi olmasını isterler. Varisler tedavi edildiğinde, yaşam tarzında değişikliklere gidilmezse yeni varisler söz konusu olabilir.

Ameliyatsız yöntemlerle varis tedavisinde ki amaç sorunlu damarın tahrip edilmesidir. Damarların yok edilmesi ya da kapatılması herhangi bir soruna neden olmaz. Kan başka damarlardan akışına devam eder.

AMELİYATSIZ VARİS TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Skleroterapi

Varisli damarların tahrip edilmesi için damar içine ince uçlu bir iğne aracılığıyla madde enjekte edilir. Bu madde damarın tahrip olmasını sağlar ve dolayısıyla varisler yok olur.

Köpük Skleroterapi

Skleroterapi ile aynı yöntemdir. Fakat skleroterapi ve mikro skleroterapi yöntemlerinde saf halde enjekte edilen madde bu yöntemde hava ile reaksiyona sokulur. Madde hava ile reaksiyona girdiğinde köpüğe benzer bir hal aldığından dolayı köpük yöntemi denilir. Yaygın olarak kullanılan köpük skleroterapisi orta ve büyük varislerin tedavisinde oldukça etkilidir.

Mikro Skleroterapi

Çok küçük varis tipleri için tercih edilir. Az miktarda ki madde, çok ince uçlu bir iğne kullanılarak damara enjekte edilir. Damar bu şekilde zedelenir ve sorunlu damar ortadan kaldırılır.

Lazer

Lazerin ışık enerjisinden elde edilen ısı enerjisi ile varisleri tahrip etmeye dayanır. Lazer ışığı ile kılcal varisler gayet kolay bir şekilde yok edilir.

Radyo Frekans

Lazer ile aynı yöntem denilebilir. Isı enerjisiyle sorun çıkaran damarlar yok edilerek varisler ortadan kaldırılır.

Yukarıda belirttiğimiz ameliyatsız tedavi yöntemleri oldukça avantajlıdır. Herhangi bir kesi, dikiş, istirahat, narkoz ya da iş ve güç kaybı gibi dezavantajlar yaşanmaz. Tedavi sonucunda kişi kendi günlük aktivitelerine kolayca devam eder.


Call Now ButtonRandevu Al
Copyright 2018. Bursa Varis Tedavi Merkezi. Op. Dr. Yunus Keser YILMAZ.
UYARI: Sitedeki içerik telif hakları kapsamında korunmakta olup izinsiz kopyalanamaz. Bu sitede yer alan bilgiler kullanıcıya bilgi vermek ve kamuoyunu bilgilendirme amacıyla
yazılmış olup doktor tavsiyesi yerine geçmez. Bu bilgilerin kişilere uygunluğu hekim kontrolü ve muayenesini gerektirir. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması
veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu sayfa sorumlu tutulamaz. Bursa Varis Tedavi Merkezi